{“title”: “Yolculuk Süresi Kısalıyor: Halkalı – Kapıkule Hızlı Tren Hattı ile Seyahat Süresi 1,5 Saate Düşecek”, “content”: “
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ulaşım altyapısında önemli bir adım olarak görülen Halkalı – Kapıkule Hızlı Tren Hattı’nın tamamlanmasıyla, yolculuk sürelerinin büyük ölçüde kısalacağını duyurdu. Bu yeni hattın devreye alınmasıyla birlikte, yaklaşık dört saat olan yolculuk süresi, modern teknolojiler ve altyapı çalışmaları sayesinde sadece 1,5 saate indirilecek. Uraloğlu, bu projenin Türkiye’nin lojistik ve ticaret kapasitesini artırmakla kalmayıp, bölgesel entegrasyonu sağlama açısından da kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti.
Bakan Uraloğlu, Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantıda, sürdürülen altyapı projelerine ilişkin detaylar paylaştı. Türkiye’nin ulaşım alanındaki yatırımlarını vurgulayan Uraloğlu, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı, Marmaray, çeşitli uluslararası demiryolu projeleri ve köprü entegrasyonlarıyla bölgesel taşımacılığın güçlendirildiğine dikkat çekti. Ayrıca, Gürcistan kesimindeki altyapı çalışmalarının da tamamlanmasıyla birlikte, Orta Koridor’un Avrupa’ya açılan en önemli kapısının daha da güçlendiğine işaret etti. Bu projelerin, Türkiye’nin hem Doğu-Batı hem de Kuzey-Güney hatlarında lojistik merkez haline gelmesine katkı sağladığını ifade etti.
Uraloğlu, özellikle Halkalı – Kapıkule Hattı’nın bölge ve ülke ekonomisi açısından son derece önemli olduğunu vurguladı. Projeyle birlikte, yolcu trenleriyle seyahat süresinin 4 saatten 1,5 saate, yük taşımacılığı zamanının ise 8,5 saatten 3,5 saate ineceğini dile getirdi. Bu aynı zamanda, ilin hızlı tren ağıyla İstanbul ve bölge şehirleriyle entegrasyonunu güçlendirecek önemli bir adım olacak. Hattın çift hatlı, elektrikli ve yüksek hızda tasarlandığını belirten Bakan Uraloğlu, yıllık taşıma kapasitesinin de 1,5 milyon tondan 9,6 milyona çıkarılmasını hedeflediklerini vurguladı. Bu gelişmeler, bölgenin ekonomik dinamizmini artırmayı amaçlayan stratejik vizyonun önemli taşlarını oluşturuyor ve Türkiye’nin küresel lojistik merkez konumuna ulaşmasına büyük katkı sağlayacak.”}
