ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Kongre’deki çeşitli itirazlara rağmen, Türkiye’ye yönelik jet motoru satışlarını hızlandırma yönünde kararlı adımlar attığı iddia ediliyor. Güvenilir kaynaklara göre, bu satış paketinde yer alan motorlar, Türkiye’nin önemli savunma projelerinden biri olan ve yerli olarak geliştirilen KAAN savaş uçağında kullanılmak üzere tasarlanmış General Electric üretimi motorlar. Eğer gerçekleşirse, satışın toplam değeri 700 milyon doların üzerinde olabilir ve bu durum, Türkiye’nin savunmadaki stratejik bağımsızlığını artırmayı amaçlayan önemli bir hamle olarak görülüyor.
Bu satış hamlesi, Türkiye’nin NATO zirvesine ev sahipliği yapacağı önümüzdeki ay öncesinde, Washington ve Ankara arasında önemli bir diplomatik jest olarak da kabul ediliyor. KAAN projesi, Türkiye’nin uzun vadeli savunma sanayii stratejisinde merkezi bir rol oynuyor ve yerli savaş uçağı geliştirme yolundaki gelişmeyle birlikte, dışa bağımlılığı azaltma hedeflerine hizmet ediyor. Ancak, projenin en kritik unsuru olan motor konusu, henüz tam anlamıyla yerli çözüme ulaşmadan önce, ABD’den alınan motorların kullanılmasıyla geçici çözümler içeriyor. Türkiye’nin nihai amacı, kendi motorunu tamamen geliştirmek olsa da, şu an için ilk üretim ve test süreçlerinde Amerikan üretimi motorlara ihtiyaç duyuluyor.
Özellikle, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin kıdemli demokrat üyelerinden Gregory Meeks’in, bu satış paketine ilişkin itirazları ve onay vermediği bilgisi dile getiriliyor. Buna rağmen, uluslararası basında, satışın önümüzdeki günlerde tamamlanmasının beklendiği ve ardından ABD Dışişleri Bakanlığı’nın resmi olarak Kongre’ye bildirimde bulunacağı öne sürülüyor. Türkiye ise, 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO liderler zirvesine hazırlanırken, bu gelişme, iki müttefik arasındaki ilişkilerde yeni bir diplomasik mesaj olarak da değerlendiriliyor. KAAN projesi, Türkiye’nin beşinci nesil savaş uçağı geliştirme hedefine ulaşma yolunda kritik bir kilometre taşı olarak görülürken, uzun vadedeki plan, F-16 filosunun yenilenmesi ve savunma alanındaki dışa bağımlılığı azaltma stratejilerinin önemli bir parçasını temsil ediyor.
